Oktay Fani'nin Haberi
Akdağ Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel, yıllardır tartışmalarla gündeme gelen projeyi kararlı mücadelesiyle başarıya taşıdı. 114 iş yerinin yer aldığı, altyapısı tamamlanan ve tapu teslimi için gün sayan Akdağ Sanayi Sitesi, Erzurum sanayisi adına önemli bir kazanım oldu.
Erzurum’da yıllarca “Yapılacak mı, yapılmayacak mı?” tartışmalarıyla gündeme gelen Akdağ Sanayi Sitesi’nde artık mutlu sona yaklaşılıyor. 2016 yılında Tortum yolu üzerinde inşaatına başlanan, süreç içerisinde bürokratik engellerden yönetimsel sorunlara kadar birçok zorlukla karşı karşıya kalan proje, bugün geldiği noktayla adeta bir başarı hikâyesine dönüştü. Bu hikâyenin en önemli aktörlerinden biri ise Akdağ Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel oldu.
ZORLUKLARA BOYUN EĞMEDİ, PROJEDEN VAZGEÇMEDİ!
Akdağ Sanayi Sitesi’nin hayata geçirilmesi sürecinde yaşanan sıkıntılar, projenin geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Uzun süre tamamlanıp tamamlanamayacağı tartışılan, hatta bir dönem üye bulmakta dahi güçlük çekilen sanayi sitesinde bugün tam tersi bir tablo yaşanıyor. Dün üyelik için beklentilerin oluştuğu projede, bugün iş yeri sahibi olmak isteyenlerin ilgisi giderek artıyor.
Bu değişimin arkasında, yıllar boyunca projenin tamamlanması için mücadele veren bir yönetim anlayışı bulunuyor. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Dikel, karşılaşılan sorunlar karşısında geri adım atmak yerine çözüm üretmeyi tercih etti. Gerektiğinde kendi imkânlarını da seferber ederek Ankara’nın yolunu tutan Dikel, projenin önündeki engellerin aşılması ve iş yerlerinin tamamlanması için yoğun çaba gösterdi.
Bürokratik süreçlerin uzadığı, çeşitli sorunların projeyi çıkmaza sürüklediği dönemlerde dahi mücadelesini sürdüren Dikel’in ortaya koyduğu kararlılık, bugün ulaşılan noktada önemli bir pay sahibi oldu. Kişisel fedakârlıktan kaçınmadan sanayi sitesinin geleceği için çalışan Mehmet Salih Dikel, sabrın, azmin ve sorumluluk bilincinin somut bir örneğini ortaya koydu.
114 İŞ YERİ, ERZURUM SANAYİSİ İÇİN YENİ BİR DÖNEM!
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yüzde 70 hibe desteğiyle hayata geçirilen Akdağ Sanayi Sitesi’nde toplam 114 iş yeri bulunuyor. Her biri 300 metrekare olarak inşa edilen iş yerleri, farklı meslek gruplarına ve iş kollarına hizmet verecek şekilde planlandı.
Milli Emlak’tan alınan arazi üzerinde yükselen sanayi sitesinin altyapı çalışmalarının da tamamlanmasıyla birlikte proje, önemli bir aşamayı geride bıraktı. Tapuların hazırlanmasının ardından iş yeri sahiplerine düzenlenecek bir törenle teslim edilmesi bekleniyor.
Akdağ Sanayi Sitesi, yalnızca yeni iş yerlerinin bulunduğu bir yapı topluluğu olarak değerlendirilmemeli. Proje; sanayi esnafının daha uygun koşullarda faaliyet göstermesi, farklı iş kollarının bir araya gelmesi ve Erzurum’un üretim kapasitesinin güçlenmesi açısından da önem taşıyor.
MEHMET SALİH DİKEL’İN MÜCADELESİ TAKDİR TOPLUYOR!
Akdağ Sanayi Sitesi’nin bugün geldiği nokta, zorluklar karşısında pes etmeyen bir yönetimin neleri başarabileceğini gösteriyor. Yıllarca belirsizliklerle anılan bir projeyi tamamlanma aşamasına taşıyan Mehmet Salih Dikel’in çabası, yalnızca bir yönetim görevinin yerine getirilmesi değil, aynı zamanda verilen sözlerin ve üstlenilen sorumluluğun arkasında durulmasının da bir örneği olarak öne çıkıyor.
Elbette böylesine büyük projelerde kurumların desteği, teknik çalışmalar ve kolektif çaba da büyük önem taşıyor. Ancak süreç boyunca karşılaşılan engellerin aşılması için gösterilen ısrar, takip ve fedakârlık, Akdağ Sanayi Sitesi’nin hikâyesinde Mehmet Salih Dikel’i öne çıkaran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Bir zamanlar geleceği tartışılan, tamamlanıp tamamlanamayacağı merak edilen Akdağ Sanayi Sitesi, bugün iş yeri sahiplerini tapularına kavuşturmaya hazırlanan bir projeye dönüştü. Dün “yılan hikâyesi” olarak anılan sanayi sitesi, bugün gelinen noktada bir başarı hikâyesi olarak konuşuluyor.
Akdağ Sanayi Sitesi’nde ortaya çıkan tablo, azmin, kararlılığın ve fedakârlığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu başarıda Mehmet Salih Dikel’in yıllara yayılan mücadelesi ve projeye duyduğu inanç, takdiri hak eden bir yönetim anlayışının güçlü bir yansıması olarak dikkat çekiyor.