Bazen bir şehrin eğitim vizyonunu anlamak için istatistiklere, raporlara ya da uzun sunumlara gerek yoktur. Bazen bir makam odasında yapılan samimi bir sohbet, her şeyi anlatır.
Daha önce çeşitli programlarda ayaküstü sohbet etme imkânı bulduğum Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici’yi bugün sabah makamında ziyaret ettim. Ziyaretimin sebebi yalnızca il genelinde yürütülen eğitim çalışmaları değildi; aynı zamanda şahsen yaşadığım tatsız bir olayı paylaşmak ve bu konuda fikir alışverişinde bulunmaktı. Ancak şunu açıkça söylemeliyim ki, beklediğim klasik bir “resmî görüşme”nin çok ötesinde bir tabloyla karşılaştım.
Dinleyen, not alan, detay soran ve en önemlisi meseleyi geçiştirmeyen bir yönetici profili… Eğitim gibi doğrudan insan hayatına dokunan bir alanda, bu yaklaşımın ne kadar kıymetli olduğunu uzun yıllardır bu şehirde gazetecilik yapan biri olarak iyi biliyorum.
Bu şehirde birçok müdürle haber yaptım, röportaj yaptım, eleştirdim ya da takdir ettim. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki; Süleyman Ekici, yılların tecrübesiyle “makam” ile “sorumluluk” arasındaki farkı bilen isimlerden biri. Kapısı açık olmayı bir slogan olarak değil, bir yönetim biçimi olarak benimsemiş durumda.
Sohbetimiz ilerledikçe Erzurum genelinde yürütülen eğitim projeleri, öğretmenlerin sahadaki durumu, öğrencilerin beklentileri ve fiziki imkânlardan çok daha önemlisi “eğitimde ruh” meselesi konuşuldu. Eğitim sadece bina yapmak, sayı artırmak ya da tablo doldurmak değildir. Eğitim; çocuğa dokunmak, öğretmeni güçlendirmek ve geleceği doğru okumaktır. Bu bakış açısının Erzurum Milli Eğitim’inde karşılık bulması umut verici.
Elbette sorunlar yok mu? Var. Eksikler yok mu? Elbette var. Ancak önemli olan bu sorunlara bakarken bahane üretmek mi, yoksa çözüm aramak mı? Bugünkü görüşmemde gördüğüm şey, çözümden yana bir iradeydi.
Erzurum gibi köklü ama zorlu bir şehirde eğitimin emanet edileceği isimlerin; sahayı bilen, eleştiriye kapalı olmayan ve samimiyeti kaybetmeyen kişiler olması gerekir. Görünen o ki, bugün Erzurum’da eğitim, bu sorumluluğun farkında olan bir isme emanet.
Zaman ne gösterir bilinmez, ama şunu net söyleyebilirim: Eğitimde samimiyet varsa, umut da vardır.























